Sezon başından bu yana yaşanan ekonomik ve fiziki sıkıntıları, transfer sorunlarını, sakatlıkları ve cezalı oyuncuları anlatan Yılmaz, daha önce istifasını sunduğunu ancak kabul edilmediğini açıkladı. Uşak kamuoyuna da sitem eden deneyimli teknik adam, “Ben üç beş sahte hesabın yorumuyla buraya gelmedim, onların yorumlarıyla da buradan gitmem. Bu şartlarda kaçıp gitmek bana yakışmaz” dedi.
Uşakspor Teknik Direktörü Necip Emre Yılmaz, takımın son haftalarda yaşadığı puan kayıpları ve artan eleştiriler üzerine kapsamlı bir basın toplantısı düzenledi. Yaklaşık bir buçuk aydır kamuoyuna açıklama yapmadığını belirten Yılmaz, hem taraftarları bilgilendirmek hem de kendisine ve takıma yönelik eleştirilere cevap vermek istediğini söyledi.
Son dokuz haftada alınan yedi puanın kabul edilemez olduğunu vurgulayan Yılmaz, yaşanan sorunları başarısızlığa mazeret üretmek amacıyla anlatmadığının altını çizdi.
Yılmaz, “Dokuz haftada alınan yedi puan elbette kabul edilemez. Bu konuda taraftarlarımızdan özür diliyoruz. Çok üzgünüz. Bu tablo Uşakspor'a, benim teknik ekibime ve oyuncu grubumuza yakışmıyor. Ancak taraftarımızın hangi şartlar altında mücadele ettiğimizi de bilmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.
“Yedi Futbolcuyla Antrenmanlara Başladık, Oyuncular Soğuk Suda Duş Aldı”
Sezon başında yaşanan sıkıntılara değinen Necip Emre Yılmaz, 21 Temmuz'da göreve başladıklarında takımın yalnızca yedi oyuncudan oluştuğunu söyledi.
Transferlerin gecikmesi nedeniyle sezon öncesi hazırlıkların istenilen şekilde yapılamadığını anlatan Yılmaz, şu ifadeleri kullandı:
“Biz bu takıma 21 Temmuz'da geldik. Yedi kişiyle antrenmanlara başladık. İlk hazırlık etabını on kişiyle tamamladık. Geç kurulan, transferlerini geç gerçekleştiren ve kamp yapma imkânı bulunmayan bir takımla lige başladık. Üstelik ilk antrenmanlara başladığımız dönemde elektriğimiz, suyumuz ve doğal gazımız kesikti. Başkanımızın yoğun çabalarıyla bu sorunları aşmaya çalıştık. Ancak Uşak'tan yeterli desteği alamadık. Oyuncularımız bir buçuk ay boyunca soğuk suyla duş almak zorunda kaldı.”
“İlk Maça Giderken 12 Futbolcumuzun Lisansı Çıkmamıştı”
Transfer yasaklarının sezon başında ciddi problemler oluşturduğunu dile getiren Yılmaz, ligin ilk maçına günler kala 12 futbolcunun lisansının çıkarılamadığını açıkladı.
Yılmaz, “Tam transfer yapacağız, lisans çıkaracağız, yeniden transfer yasağı geliyor. Başkanımız bu yasakları kaldırmak için mücadele etti. İlk maçımıza iki gün kala 12 oyuncumuzun lisansı çıkmamıştı. On futbolcumuzun lisansını amatör statüde çıkarmak zorunda kaldık. İki kiralık oyuncumuzun ise lisansını çıkaramadık. Deplasman yolculuğu sırasında bile lisans işlemleri devam ediyordu” dedi.
Biga deplasmanından son dakikalarda yenilen golle bir puanla döndüklerini hatırlatan Yılmaz, Eskişehirspor karşısında ise 2-0 öne geçmelerine rağmen karşılaşmanın 2-2 sona erdiğini belirtti.
Yaşanan hastalıklar ve zorunlu oyuncu değişikliklerinin maçların gidişatını etkilediğini ifade eden Yılmaz, sezonun ilk haftalarında önemli puanlar kaybettiklerini söyledi.
“Etimesgut Maçından Sonra İstifamı Verdim, Başkan Kabul Etmedi”
Hakkındaki istifa çağrılarına da cevap veren Necip Emre Yılmaz, daha önce görevinden ayrılmak istediğini ilk kez ayrıntılı şekilde anlattı.
Etimesgut karşılaşmasının ardından yönetimle görüştüğünü belirten Yılmaz, şunları söyledi:
“Etimesgut maçından sonra istifamı başkanımıza sundum. Çünkü zorlu deplasmanlardan ve ligin en kaliteli takımlarıyla oynadığımız maçlardan çıkmıştık. Önümüzde kâğıt üzerinde daha kolay görünen karşılaşmalar vardı. Bir kan değişiminin takımın önünü açabileceğini düşündüm. Ancak başkanımız, sorunun teknik adamlık olmadığını, zor fikstürden ve çok ağır şartlardan geçtiğimizi söyleyerek istifamızı kabul etmedi. Ben de bundan sonra ayrılmanın kaçıp gitmek olacağını düşündüm.”
Bu saatten sonra başkan kendisini görevden almadıkça ayrılmayı düşünmediğini belirten Yılmaz, zor şartlar altında takımı bırakmanın antrenörlük anlayışına ters olduğunu dile getirdi.
“Son Beş Maçta Kadroyu da Oyuncu Değişikliklerini de Şartlar Belirledi”
Basın toplantısının en dikkat çeken bölümlerinden birinde Yılmaz, son beş karşılaşmada takımın ilk 11'ini ve oyuncu değişikliklerini istediği şekilde belirleyemediğini söyledi.
Altay, Bursa Yıldırımspor, Gaziemir, Kepezspor ve kupa karşılaşmasında yaşanan sakatlık ve cezaların bütün planlarını değiştirdiğini ifade eden Yılmaz, şöyle konuştu:
“Son beş maçta ne ilk 11'i istediğim gibi yapabildim ne de oyuncu değişikliklerini. Kadroları şartlar belirledi. Hastalıklar, sakatlıklar ve cezalar belirledi. Altay maçına hazırlanmıştık. Maç toplantısına on dakika kala Eray mide enfeksiyonu nedeniyle oynayamayacağını söyledi. Maçın onuncu dakikasında Nizamettin sakatlandı. Daha önce Emirhan'ın çapraz bağları kopmuş, Tahir'in parmağı kırılmıştı. Bir anda orta sahamızdaki üç önemli oyuncudan mahrum kaldık.”
Altay karşılaşmasını uzatma dakikalarında verilen penaltı sonrasında kaybettiklerini hatırlatan Yılmaz, maçın ardından yaşanan olaylar nedeniyle Yusuf ve Yakup'un beşer maç ceza aldığını belirtti.
İki haftalık süreçte altı önemli oyuncusundan yararlanamadığını söyleyen Yılmaz, Bursa Yıldırımspor ve Gaziemir karşılaşmalarında da benzer sorunlarla karşılaştıklarını ifade etti.
Gaziemir maçında Eray'ın hastalığına rağmen oyuna girerek gol attığını, ancak kısa süre sonra baş dönmesi nedeniyle yeniden oyundan çıkmak zorunda kaldığını anlatan Yılmaz, “Böyle bir durumda hangi taktikten, hangi oyun planından bahsedebiliriz? Buna rağmen pozisyonlara girdik, goller kaçırdık ve iki puan bıraktık” dedi.
Kepez Deplasmanında Yaşananları Anlattı: “Üç Saatlik Yolu 11,5 Saatte Gittik”
Necip Emre Yılmaz, son oynanan Kepezspor karşılaşması öncesinde yaşanan yolculuk sorunlarını da kamuoyuyla paylaştı.
Takım otobüsünün arızalanması nedeniyle deplasman yolculuğunun yaklaşık 11,5 saat sürdüğünü belirten Yılmaz, futbolcuların ve teknik heyetin yol üzerinde uzun süre beklemek zorunda kaldığını anlattı.
Yılmaz, “Üç saatlik yolu 11,5 saatte gittik. Otobüsümüz bozuldu, yolda usta bekledik. Sağ olsun Uşaklı bir tır şoförü kardeşimiz bize yardımcı oldu. Oyuncularımızın bir bölümünü yemek yiyeceğimiz yere götürdü. Bir kısmımız ustanın minibüsüyle gitti. Başkanımız yeni otobüs ayarladı ancak o da uzaktaydı. Gece saat 01.30'da otele giriş yapabildik. Sabah doğru düzgün kahvaltı yapamadan, maç toplantısını bile gerçekleştiremeden karşılaşmaya çıktık” ifadelerini kullandı.
Karşılaşma sırasında dört futbolcunun sakatlanarak oyundan çıkmak zorunda kaldığını belirten Yılmaz, bu yaşananların takımın performansını doğrudan etkilediğini söyledi.
Yerel basına da sitem eden teknik adam, “Başkanın soyunma odasında oyuncularla konuşmasını haber yapıyorsunuz. Benim verdiğim antrenmanı haber yapıyorsunuz. Peki, Kepez deplasmanına nasıl gittiğimizi neden haber yapmadınız? Taraftarımız bunları bilse belki eleştirilerini daha sağduyulu yapardı” dedi.
“18 Takımda Çalıştım, Bu Kadar Sakatlığı Hiçbir Yerde Görmedim”
Kariyeri boyunca 18 farklı takımda görev yaptığını söyleyen Yılmaz, Uşakspor'da yaşanan sakatlıkların olağanüstü boyutlara ulaştığını belirtti.
Çok sayıda futbolcunun sakatlık ve cezalar nedeniyle kadro dışında kaldığını ifade eden Yılmaz, sakatlıkların yalnızca antrenman programlarıyla ilişkilendirilmesinin doğru olmadığını savundu.
Yılmaz, “Ben 18 takımda çalıştım. Hiçbir yerde bu kadar sakatlık görmedim. Sakatlığın birçok sebebi var. Oyuncu sağlıklı beslenebiliyor mu, yeterince dinlenebiliyor mu, tedavi şartları uygun mu, gerekli ilaçlara ulaşabiliyor mu? Bunları da değerlendirmek gerekiyor. Bir de oyuncuların üzerinde oluşan psikolojik baskıyı düşünün. Maçların stresi, cezalar, yaşanan olumsuzluklar oyuncuları mental olarak da etkiliyor” ifadelerini kullandı.
Teknik heyetin bu sıkıntıları gidermek için yoğun çaba gösterdiğini söyleyen Yılmaz, bütün olumsuzluklara rağmen mücadele etmekten vazgeçmeyeceklerini vurguladı.
“Kendimi Yapayalnız Bir Sokak Lambası Gibi Hissediyorum”
Uşakspor'un şehir tarafından yeterince sahiplenilmediğini savunan Yılmaz, açıklamalarının bu bölümünde duygusal ifadeler kullandı.
Kulüp başkanının, teknik heyetin ve futbolcuların yalnız bırakıldığını öne süren Yılmaz, Uşak kamuoyuna, siyasilere ve şehrin ileri gelenlerine destek çağrısında bulundu.
“Ben hiçbir zaman oyuncumu, başkanımı, kulübümü ve ekibimi satmam. Her zaman birlikte çalıştığım insanların arkasında dururum. Ancak günün sonunda kendimi yapayalnız bir sokak lambası gibi hissediyorum. Etrafını aydınlatmak için kendini yakan bir sokak lambası. Sorun yok, ben yanmaya hazırım. Ancak Uşak kamuoyu da yaşadığımız şartları görsün.”
Uşakspor'un herhangi bir kişinin malı olmadığını vurgulayan Yılmaz, “Uşakspor hepimizin, Uşaklıların takımıdır. Buraya sahip çıkması gereken Uşak halkıdır, kamuoyudur, siyasilerdir. Bu kadar yalnız bırakılmayı kabul edemiyorum” dedi.
Başkan Ahmet Çoruhlu'nun Açıklamasına Yanıt Verdi
Basın toplantısında Uşakspor Başkanı Ahmet Çoruhlu'nun son haftalardaki başarısız sonuçlara ilişkin yaptığı sert açıklama da gündeme geldi.
Başkanın başarısızlığa bahane bulunmaması gerektiği yönündeki sözleri hatırlatılan Yılmaz, bu değerlendirmeye katıldığını belirtti.
“Başkanımız doğru söylüyor. Başarısızlığın arkasına kimse sığınmamalı. Başarıyı sahiplenip başarısızlığı başkalarına yüklemek doğru değil. Ben teknik adam olarak sorumluluğumun farkındayım. Ancak bu kadar sakatlık, ceza ve olumsuzluk yaşanırken başarı elde etmek kolay değil.”
Oyuncuların sakatlıklarının sona ermesi ve cezalı futbolcuların takıma dönmesiyle Uşakspor'un yeniden toparlanacağına inandığını belirten Yılmaz, takımının oynadığı futbolun alınan sonuçlardan daha iyi olduğunu savundu.
“Takım İçinde Huzursuzluk Yok, Kadro Dışı Bırakmayı Düşünmüyorum”
Bazı futbolcuların takım içindeki dengeleri bozduğu ve huzursuzluk yarattığı yönündeki iddialar da Yılmaz'a soruldu.
Takımda böyle bir problemin bulunmadığını belirten deneyimli teknik adam, futbolcularının karakterli ve kariyerli oyuncular olduğunu söyledi.
Yılmaz, “Takım içerisinde böyle bir huzursuzluk yok. Bizim en büyük sıkıntımız sakatlıklar, cezalar ve eksiklikler. Oyuncularımın karakterleriyle ilgili hiçbir sorunum yok. Hepsi ellerinden geleni yapıyor” dedi.
Kötü sonuçlar nedeniyle futbolcuları kadro dışı bırakmayı düşünmediğini de ifade eden Yılmaz, oyuncuların cezalandırılmasının mevcut sorunları çözmeyeceğini belirtti.
Futbolcuların Eğlence Mekânlarında Görüldüğü İddialarına Cevap
Basın toplantısında bazı futbolcuların başarısız sonuçların ardından eğlence mekânlarında görüldüğü yönündeki iddialar da gündeme geldi.
Yılmaz, futbolcuların özel hayatlarının tamamen kısıtlanamayacağını ancak herkesin içinde bulunulan sürece uygun davranması gerektiğini söyledi.
“Futbolcuların da sosyal hayatı var. Kafeye de gidebilirler, arkadaşlarıyla vakit de geçirebilirler. Ancak kötü bir maçtan hemen sonra eğlenceye gitmek doğru değildir. Ben oyuncularımın nerede olduğunu, ne yaptığını biliyorum. Bu konuda gerekli uyarıları da sezon başından beri yapıyorum. Her şeyin bir zamanı ve yeri var.”
Oyuncuların ücretlerini alamadıkları için sakatlıklarını gerekçe göstererek oynamadıkları yönündeki iddiaları da reddeden Yılmaz, sakatlıkların maddi konularla ilişkilendirilmesini doğru bulmadığını ifade etti.
“Sahte Hesapların Yorumlarıyla Buradan Gitmem”
Sosyal medyada kendisine yöneltilen eleştirilere de cevap veren Yılmaz, eleştiri yapan gerçek taraftarlara saygı duyduğunu ancak sahte hesaplar üzerinden yürütülen yorumlara göre karar vermeyeceğini söyledi.
“Beni eleştiren taraftarlarımıza saygım sonsuz. Çünkü onlar Uşakspor'u önemsiyor ve dert ediniyor. Ancak ben üç beş sahte hesabın yorumuyla buraya gelmedim, o hesapların yorumlarıyla da buradan gitmem. Ben mücadele etmek için buradayım. Bu takımı bir seviyeye getirmek için buradayım.”
Mevcut şartlarda istifa ederek ayrılmanın kolay ancak doğru bir tercih olmayacağını belirten Yılmaz, “Başkanımız beni göndermediği sürece bu şartlarda kaçıp gitmek bana, ekibime ve antrenörlük etiğime yakışmaz” ifadelerini kullandı.
“Ya Hep Beraber Batacağız Ya da Hep Beraber Çıkacağız”
Takımın geleceğiyle ilgili değerlendirmelerde bulunan Yılmaz, devre arasına kadar alınabilecek en yüksek puanı toplamaya çalışacaklarını söyledi.
Devre arasında yönetimle yeniden durum değerlendirmesi yapacaklarını belirten Yılmaz, birlik ve beraberlik mesajı verdi.
“Biz aynı geminin içindeyiz. Oyuncusuyla, hocasıyla, yönetimiyle, başkanıyla, basınıyla, taraftarıyla aynı gemideyiz. Kimse buradan kaçamaz. Ya hep beraber batacağız ya da hep beraber çıkacağız. Devre arasına kadar alabildiğimiz kadar puan alacağız. Sonrasında başkanımızla oturup ne yapacağımıza karar vereceğiz. Ben oyuncularıma sonuna kadar güveniyorum.”
Taraftara Özür ve Destek Çağrısı: “90 Dakika Boyunca Yanımızda Olun”
Basın toplantısının sonunda yeniden Uşakspor taraftarına seslenen Necip Emre Yılmaz, yaşanan başarısız sonuçlar nedeniyle özür diledi.
Taraftarın eleştiri hakkına saygı duyduğunu belirten Yılmaz, özellikle maç sırasında futbolculara destek verilmesinin büyük önem taşıdığını söyledi.
“Teknik adam olarak kendi adıma, teknik ekibim ve oyuncu grubum adına taraftarlarımızdan özür diliyorum. Bu tablo bize yakışmıyor. Ancak en fazla desteğe ihtiyaç duyduğumuz dönemden geçiyoruz. Taraftarımızdan ricam, maçın birinci dakikasından doksanıncı dakikasına kadar bizi desteklemeleri. Maç bittikten sonra eleştirebilirler, üzülebilirler, tepki gösterebilirler. Ama maç boyunca bu takımın yanında olsunlar.”
İç saha karşılaşmalarında oluşturulacak pozitif atmosferin futbolculara önemli katkı sağlayacağını belirten Yılmaz, tribünlerin dolması gerektiğini vurguladı.
Takımın iyi sonuçlar almadığı dönemlerde de sahiplenilmesi gerektiğini ifade eden deneyimli teknik adam, “İyi gitsek stat dolardı anlayışını kabul etmiyorum. Uşakspor sevgisi varsa iyi günde de kötü günde de bu takımın yanında olunmalı” dedi.
Yılmaz, 7 Kasım Cumartesi günü saat 15.00'te oynanacak Anadolu Üniversitesi karşılaşmasında da taraftarlardan 90 dakika boyunca destek beklediğini belirterek, Uşakspor'u içinde bulunduğu durumdan çıkarmak için mücadele etmeye devam edeceklerini söyledi.




